Başkan Hasar, Kenya’da ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Kenya’da düzenlenen ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı.

Başkan Hasar, Kenya’da ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı
Başkan Hasar, Kenya’da ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı
Başkan Hasar, Kenya’da ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı
Başkan Hasar, Kenya’da ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı
Başkan Hasar, Kenya’da ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı

04 Mart 2026

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Kenya’da düzenlenen ‘Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’ üst düzey toplantısına katıldı.

Orman kaybını durdurmak ve tersine çevirmek için 37 ülke ve Avrupa Birliği’nin bir araya geldiği toplantılarda, küresel iklim krizine karşı yürütülen mücadelenin yeni yol haritası da belirleniyor.

Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı üyeleriyle bir araya gelen İklim Değişikliği Başkanı Hasar, COP30’da ormansızlaşmayı ve orman bozulmasını durdurma ve tersine çevirmenin yol haritasının belirlendiğini kaydederek, “Amacımız bu siyasi taahhüdü ölçülebilir, izlenebilir ve gerçek dünya sonuçlarına dönüştürmektir. Bazı bölgelerde ormansızlaşma oranları düşse bile, iklim etkileri nedeniyle orman bozulması artmaktadır” dedi.

Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenlenen Tüm Üyeler Genel Toplantısında; Türkiye, Brezilya ve Avustralya’nın söz aldığı ‘COP31 ve Ötesine Giden Yol’ oturumunda Türkiye adına konuşan Başkan Hasar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un, COP31'i ‘Geleceğin COP'u’ yani ‘Uygulama COP'u’ olarak tanımladığını belirtti.

Başkan Hasar’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle;

“Bazı bölgelerde ormansızlaşma oranları düşse bile iklim etkileri nedeniyle orman bozulması artmaktadır”

İlk kez Glasgow'da dile getirilen ve sonrasında Küresel Durum Değerlendirmesi kararına yansıyan taahhütler, kolektif güvenilirliğimizin en net ölçütlerinden biridir. Belem'deki COP30, ormansızlaşmayı ve orman bozulmasını durdurma ve tersine çevirme yol haritasını belirlemiştir. Amacımız bu siyasi taahhüdü ölçülebilir, izlenebilir ve gerçek dünya sonuçlarına dönüştürmektir. Bu konu; 1,5°C hedefiyle, biyolojik çeşitliliğin korunmasıyla, sürdürülebilir kalkınma ve kırsal geçim kaynaklarıyla doğrudan bağlantılıdır. Bazı bölgelerde ormansızlaşma oranları düşse bile, iklim etkileri nedeniyle orman bozulması artmaktadır.

“Orman ve iklim liderliği konusunda aktif rol alan ülkelerle iş birliğine önem veriyoruz”

Orman tabanlı projeler genellikle "yüksek riskli ve düşük getirili" olarak algılanmaktadır. Finansal sorunları aşmak için hibeler, imtiyazlı finansman, karma araçlar, sonuç odaklı ödemeler, ekosistem hizmetleri ve karbon piyasası mekanizmalarını içeren bir çözüm sepeti gerekecektir. Madde 6 kapsamındaki orman temelli azaltım faaliyetleri de performansa dayalı finansmanı harekete geçirebilir. Kurumsal kapasite bir diğer zorluktur. Güçlü yasal çerçeveler, etkili uygulama ile eşleştirilmelidir. Küresel pazarlar ormansızlaşmaya yol açmayan tedarik zincirlerine yönelirken, küçük toprak sahipleri geride bırakılmamalıdır. Sertifikasyon sistemlerine, finansmana ve dijital izlenebilirlik araçlarına erişim, bu geçişin hakkaniyetli ve etkili olup olmayacağını belirleyecektir. Ortaklıklar belirleyici olacaktır. Bu bağlamda, orman ve iklim liderliği konusunda aktif rol alan ülkelerle iş birliğini güçlendirmeye önem veriyoruz. Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı finans, politika ve teknik kapasite arasında köprü kurarak siyasi liderliğin operasyonel iş birliğine dönüştürülebileceği bir platformdur.

“İklim değişikliği birçok bölgede orman yangını risklerini artırdı”

İklim değişikliği birçok bölgede orman yangını risklerini artırdı. Türkiye, önleme ve müdahale kapasitesine önemli yatırımlar yapmıştır. Bu yatırımlar, İHA teknolojileri aracılığıyla erken tespit sistemlerini ve hızlı müdahale mekanizmalarını içermektedir. En önemlisi, anayasal çerçevemiz yanan orman alanlarının yeniden ağaçlandırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Özellikle ormanların karbon yutağı ve adaptasyon araçları olarak görülmesi konusunda, NDC'ler ve Ulusal Uyum Planları (NAP) arasındaki uyumu artıran bir "İklim Eylemi Uygulama Mekanizması" yoluyla sahada uygulamayı somutlaştırmayı hedefliyoruz. Ormanlar, ağaçlandırmayı hızlandırmak ve ormansızlaşmayı önlemek için NDC ve NAP süreçlerine tam olarak entegre edilmelidir. COP31; iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve çölleşme ile mücadele kapsamındaki üç Rio Sözleşmesi arasında daha güçlü bir uyum sağlayacaktır.

Yangın, kuraklık ve sellerin iklimsel etkileri hassas bölgelerde şiddetlenmektedir. Akdeniz, Pasifik ve Afrika bölgeleri için hedeflenmiş dayanıklılık ortaklıklarını teşvik edeceğiz. Sürdürülebilir ve Dirençli Şehirler portföyümüz aracılığıyla, doğa tabanlı çözümleri şehir planlamasına entegre etmeyi ve kentsel-kırsal bağlarını güçlendirmeyi amaçlıyoruz.

Ormanlar çok yönlü fayda sağlar: Emisyonları azaltırlar. Uyum ve dayanıklılığı artırırlar. Biyolojik çeşitliliği korurlar. Çölleşme ile mücadele ederler. Geçim kaynaklarını desteklerler. Ormanlar; iklim, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu gündemlerinin kesişme noktasında yer alır. Parçalı yaklaşımlar bizi yavaşlatır; entegre uygulama ise hızlandırır. Antalya'daki COP31'e doğru ilerlerken, ormanlar dahil tüm konulardaki vizyonumuz ve yaklaşımımız nettir.

Başkan Hasar, toplantının ardından beraberindeki heyet ile Nairobi Büyükelçisi Subutay Yüksel’i ziyaret etti.

Facebook’ta Paylaş Twitter’da Paylaş Google Plus’da Paylaş Yazdır