Ülkemizin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) başlangıç toplantısı, COP31 Başkanı Murat Kurum’un başkanlığında gerçekleştirildi.
12 Şubat 2026
Ülkemizin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) başlangıç toplantısı, COP31 Başkanı Murat Kurum’un başkanlığında gerçekleştirildi.
İki gün sürecek oturumların ilk gününde COP31 Başkanı Kurum, BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ve COP29 Başkanı ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı iklim Meseleleri Özel Temsilcisi Muhtar Babayev’in de video konferans yoluyla katıldığı oturumları yönetti. COP31 Başkanı Kurum, “Gerek Azerbaycan'ın gerek Brezilya'nın başarılarını daha da taçlandırmak arzusu içerisindeyiz. COP31 Başkanlığı olarak bu mirası yürekten sahiplenecek ve bu süreci son dakikasına kadar kapsayıcı, şeffaf ve sonuç odaklı yürüteceğiz. Sorumlulukları net ve istişareye dayalı bir liderlik anlayışıyla çalışacağız” dedi.
İki gün sürecek başlangıç toplantılarının açılış oturumunda konuşan Bakan Kurum, görüşmelerde sonuç üretmeye odaklı bir anlayışı yansıtacaklarını belirterek şunları söyledi;
“Önceki COP Başkanlarımızla İstişareleri Burada Yapmak İstiyoruz”
Burada COP31'e ilişkin alacağımız kararları, yürüteceğimiz süreci samimi, içten bir şekilde, bir önceki COP Başkanlarımızla hem Azerbaycan'la hem Brezilya'yla hem de bundan sonraki süreçle ilgili tüm istişareleri burada yapmak istiyoruz. Bu adımları atarken de gerek Azerbaycan'ın gerek Brezilya'nın başarılarını daha da taçlandırmak arzusu içerisindeyiz. COP31 Başkanlığı olarak bu mirası yürekten sahiplenecek ve bu süreci son dakikasına kadar kapsayıcı, şeffaf ve sonuç odaklı yürüteceğiz. Bu çerçevede Avustralya ile kurduğumuz ortaklık COP31 sürecinin en önemli dayanaklarından biri olacak. Aslında doğuyla batı, kuzeyle güney diyoruz hep; bu ortaklığımız, bu yaklaşımımız COP31'in her alanına yansısın istiyoruz ve Türkiye-Avustralya olarak sorumlulukları net ve istişareye dayalı bir liderlik anlayışıyla çalışacağız.
‘Geleceğin Cop'u, Uygulama COP'u’
Dünyanın ve insanlığın COP31'den beklentileri yüksek. Bu başarıların daha da yukarı çıkması, somut adımların atılması ve uygulamaların hayata geçirilmesi bekleniyor. Bizim sorumluluğumuz bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve çok taraflılığı güçlendiren doğru, nitelikli ve somut sonuçlar üretmektir. Bu noktada biz COP31'i sadece bir konferans olarak görmüyoruz. Birlikte eyleme geçmeye dair güvenin yeniden tesis edildiği, iklim hedeflerinin somut uygulamalara dönüştürüldüğü ‘Geleceğin COP'u, Uygulama COP'u’ olarak görüyoruz. Ben bu toplantının önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz yakın iş birliğine sağlam temel oluşturacağına inanıyorum.
Bakan Kurum’un COP31 Diplomasisi
Bakan Kurum, program kapsamında Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile de video konferans yoluyla görüşme gerçekleştirdi. İki bakan, COP31 zirvesinin kapsayıcı, şeffaf ve başarıyla gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi. Bakan Kurum, ayrıca, COP31 hazırlıkları kapsamında COP29 Başmüzakerecisi Yalçın Rafiyev, BMİDÇS İcra Sekreteri Stiell ve COP30 Başkanı André Corrêa do Lago ile de ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Bakan Kurum görüşmelere ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yerdi: COP31 hazırlıkları kapsamında Azerbaycan, Brezilya ve Türkiye olarak başkanlık deneyimimizi birleştiriyoruz. COP31’e yönelik hazırlıkları ayrıntılı şekilde ele aldığımız toplantıda; başkanlıklar arası eşgüdümü güçlendirme, süreçleri hizalama ve somut çıktılar üretmeye odaklı bir çalışma çerçevesi oluşturduk. Azaltım, uyum ve finans gibi tüm sacayaklarını göz önüne alarak; eylem ajandasıyla da eş zamanlı şekilde çalışıyoruz. COP31’de Türkiye; çözümün merkezinde olacak.
İlk Gün 7 Oturum Düzenlendi
Bakan Kurum, ilk gün 7 oturumdan oluşan başlangıç toplantısını tamamladı. Oturumlarda, zirvenin genel çerçevesi, stratejik, teknik ve hukuki süreçler, COP 31 zirvesinde çıkacak muhtemel sonuçlara ilişkin paylaşımlar ele alındı. İklim eylemini etkileyen mevcut küresel siyasi dinamiklerin ve jeopolitik değişimlerin çok taraflı iklim çabaları üzerindeki etkileri görüşüldü. BM Sekretaryası, BMİDÇS sürecindeki kurumsal deneyimini aktardı. Ayrıca, Türkiye ve Avustralya’nın rol ve sorumlulukları, COP31’in başarıyla gerçekleştirilmesi açısından kritik önem taşıyan organların çalışmalarına dikkat çekildi.