COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi

Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 Başlangıç Toplantısı, İstanbul’da sona erdi.

COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi
COP31 Başlangıç Toplantısı İstanbul’da sona erdi

13 Şubat 2026

COP31 Başkanı Murat Kurum’un başkanlığında, BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, COP30 Başkanı André Corrêa do Lago ve COP29 Başkanı ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı iklim Meseleleri Özel Temsilcisi Muhtar Babayev’in de video konferans yoluyla katıldığı başlangıç toplantısı 13 oturum halinde gerçekleşti.

İki gün boyunca oldukça verimli geçen toplantılarda ayrıca yoğun bir diplomasi trafiği de yaşandı.

İklim Değişikliği Başkanlığının uzun hazırlık sürecinin ardından İstanbul’da gerçekleşen buluşmada, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında düzenlenecek olan COP31’e yönelik önemli adımlar atıldı.

Programın kapanışında konuşan COP31 Başkanı Kurum, 2026 yılındaki iklim etkinliklerinden COP31 Başkanlık vizyonuna, eylem gündeminin belirlenmesinden COP31’de alınacak resmi kararlara kadar her alanı detaylı bir şekilde çalıştıklarını kaydetti. 

COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedeflediklerini belirten COP31 Başkanı Kurum, şunları söyledi;

“Türkiye ve Avustralya olarak tek vücut olarak çalışacağız”

COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve iş birliğine dayalı bir anlayışıyla tek vücut olarak çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var; biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir; ‘Tek ses değil diyalog içinde olacağız, ayrılık değil uzlaşıyla hareket edeceğiz, durağanlık değil aksiyonu tercih edeceğiz ve netice alacağız. Bu ilkelerle hareket ederek güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık dille anlatacağız.

“Güven üreten, sonuç odaklı ve uygulamaya yönelen bir başkanlık anlayışını sergileyeceğiz”

COP31’in üç ilkesi olacak. Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktası olacak. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı bir biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek en önemli adım olacaktır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve uygulamaya yönelen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz.

“COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz”

COP31 Başkanlığı olarak sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki; Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Çıkış noktalarımızdan biri, insanlık tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe’dir. Çünkü Göbeklitepe, insanlığın ilk kez bir araya gelerek ortak bir anlam etrafında buluştuğu yerdir. Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, “Geleceğin COP’u” olarak tanımlıyoruz.

“İnsanlık, insanlığı bekliyor”

Dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır, doğayla uyumlu yaşamak. Çünkü dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir. Ülkemiz; kuzey ile güneyi, doğuyla batıyı gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan toplumları bir araya getiren köprü olacaktır. Türkiye; küresel iklim adaletinin liderliğine soyunmuş, bu iddiasını da tarihin tüm kritik dönemlerinde insanlığın doğru tarafında durarak ispat etmiş ve hak etmiş bir ülkedir. İklim adaletini küresel adaletin sağlandığı bir dünyaya giden yolda en stratejik kazanım olarak gören bir ülkedir. Gelecek burada, Anadolu’da şekillenecektir. Tüm insanlığa; yaşanabilir bir geleceğin yol haritası bu topraklardan sunulacaktır. Duramayız, çünkü sular altında kalma ihtimali olan Pasifik adalarındaki o güzel insanlar bizi bekliyor. Suya erişemeyen, gıdaya ulaşamayan insanlar, afetlerden dolayı yuvalarını terk etmek zorunda kalan milyonlar bizi bekliyor. Kısacası ‘insanlık, insanlığı bekliyor.’

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar

“Bugün küresel iklim mücadelesinde temel mesele, sahada somut sonuç üretmektir” 

Dünya ülkelerinin gözünü çevirdiği İstanbul buluşmasında COP31 Eylem Gündemi’de ele alındı. 

Toplantının ikinci gününde konuşan İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, “Bugün küresel iklim mücadelesinde karşı karşıya olduğumuz temel mesele, hedef belirlemekten ziyade uygulamayı hızlandırmak ve sahada somut sonuç üretmektir. Bu nedenle Eylem Gündemi büyük önem taşımaktadır. Eylem Gündemi; niyet beyanlarını, taahhütleri ve vizyonları uygulanabilir ve ölçülebilir adımlara dönüştürmeyi amaçlayan kritik bir araçtır.” dedi.

İklim Değişikliği Başkanı Hasar, konuşmasında şu hususların altını çizdi;

“Hedefimiz Türkiye’yi bölgesel ölçekte bir uygulama merkezi olarak konumlandırmak”

COP31 hazırlıkları kapsamında hedefimiz; Türkiye’yi bölgesel ölçekte bir uygulama merkezi olarak konumlandırmak, iklim eyleminde kalıcı bir miras bırakmak ve uygulama açığını kapatmaya yönelik güçlü ortaklıklar geliştirmektir. Bu doğrultuda COP31 Eylem Gündemimizi, COP31’in öncelikli tematik alanları etrafında şekillendirmeyi planlıyoruz. Bu alanları belirlerken; COP31 vizyonu ve felsefesi, müzakere sürecinde COP31’e verilen görev ve sorumluluklar, küresel İklim Eylem Gündemi’nin temel ayakları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları, küresel Durum Değerlendirmesi karar ve çıktıları gibi unsurları dikkate aldık.

“Bu süreç boyunca mümkün olan en geniş paydaş katılımını sağlamayı hedefliyoruz” 

COP31 Eylem Gündemimizi; önceki eylem gündemlerinden edinilen deneyimleri dikkate alan, aynı zamanda Türkiye’nin özgün önceliklerini yansıtan ileriye dönük ve uygulama odaklı bir çerçeve olarak kurguluyoruz. 

Bu süreç boyunca mümkün olan en geniş paydaş katılımını sağlamayı hedefliyoruz. Çünkü bu geniş katılımın Eylem Gündemi’nin sahiplenilmesi ve güçlendirilmesi açısından son derece kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda bugüne kadar çok sayıda kurum ve kuruluşla kapsamlı istişare toplantıları gerçekleştirdik. Bu toplantılar; Bakanlıklarımızı, BM kuruluşlarını, ulusal ve uluslararası kurumları, özel sektörü ve geçmiş dönem Yüksek Düzey İklim Şampiyonlarını içerecek şekilde farklı aşamalarda yürütülmüştür.

Oldukça yoğun geçen ve geniş katılımla gerçekleşen toplantı, COP31 Başkanı Kurum ve BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell’in ortak basın toplantısıyla sona erdi.

Facebook’ta Paylaş Twitter’da Paylaş Google Plus’da Paylaş Yazdır